It Might Get Loud

Buraya izlediğim her şeyi yazamayacak kadar tembel bir insan olduğumu kabul ettim ve çok nadir yazmaya başladım. Yalnız, arada yazılmak zorunda olan izlenenler çıkıyor ki şimdi de onlardan birisini yazacağım.

It Might Get Loud 2008 yapımı bir belgesel. Kendisi hayatınızda görebileceğiniz en “cool” açılışlardan birisine sahip. Daha başında “oo” diye giriyorsunuz filme.

Film Jimmy Page, The Edge ve Jack White etrafında geçiyor. White Stripes ve U2 seven veya dinleyen biri değilim, bu yüzden de genelde sadece Jimmy Page’li kısımları özel bir ilgiyle izledim. Ama söylemeden geçemeyeceğim, jack white da sağlam bir herifmiş.

Jack White arkadaşımız 10 çocuklu bir ailede yetişmiş. Ufacık bir odası varmış ve odasındaki müzik aletlerinden yer kalmadığı için yatağını dışarı çıkarmış. Odasında yerde yatıyormuş. Müzik aşkı takdir edilesi. Ayrıca filmde çok güzel bir cümle söylüyor: “Never wanted to play guitar, ever. Everyone plays guitar, whats the point?”. Şu everyone gürühuna dahil olamayacak kadar tembel olmam beni çok derinden yaraladı.

Jimmy Page hakkında ise söylenecek çok bir şey yok. Diğer ikisinin babası yaşında olmasına rağmen ikisini de ezip geçiyor karizmasıyla. Mor pantolonla bile karizma herif, daha ne olsun! Hele bir “rumble” dinlerken air guitar çalışı var ki, hayran kalmamak mümkün değil. Youtube’da şöyle bir yoruma rastladım ve kesinlikle paylaşmalıyım: “Incredible! Jimmy Page playing air guitar is better than most people playing actual guitar!” Daha da doğru tarif edilemezdi. Ayrıca jimmy abimiz zamanında strat çalıyormuş, bilmiyordum valla.

Ayrıca filmin bir kısmında kendinizi sorguluyorsunuz resmen. Yaşadıkları zorlukları ve harcadıkları emekleri anlatıyorlar ve insan ister istemez sorguluyor kendisini. Jimmy Page abimiz 15 yaşında emekliliği düşünmüş, siz anlayın durumun ehemmiyetini. Zaten bu durumun bilimsel açıklaması bile var da, gene de “in your face” durumu yaşatıyor.

Daha da uzatmayayım. İzleyin izlettirin. Bu kadar gazdan sonra elime gitarı alıp çalışmam gerekiyordu belki ama malesef yarın vizem var. O yüzden bu gaz boşa gitmesin diye gelip buraya yazıyorum, belki tekrar okuduğumda alırım aynı gazı.

Yazıyı bitirirken de, akıllara kazınan şu şarkıyı paylaşıyorum:

Tekrar görüşene dek, kendinize güzel davranınız.