<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>You are not welcome in my world! &#187; İzlenenler</title>
	<atom:link href="http://blog.ayberkyilmaz.net/category/hobi/izlenenler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://blog.ayberkyilmaz.net</link>
	<description>things that matter</description>
	<lastBuildDate>Fri, 18 Feb 2011 23:34:42 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3</generator>
		<item>
		<title>It Might Get Loud!</title>
		<link>http://blog.ayberkyilmaz.net/2010/it-might-get-loud-134</link>
		<comments>http://blog.ayberkyilmaz.net/2010/it-might-get-loud-134#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 17 Oct 2010 13:15:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ayberk Yılmaz</dc:creator>
				<category><![CDATA[İzlenenler]]></category>
		<category><![CDATA[it might get loud]]></category>
		<category><![CDATA[jimmy page]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.ayberkyilmaz.net/?p=134</guid>
		<description><![CDATA[Buraya izlediğim her şeyi yazamayacak kadar tembel bir insan olduğumu kabul ettim ve çok nadir yazmaya başladım. Yalnız, arada yazılmak zorunda olan izlenenler çıkıyor ki şimdi de onlardan birisini yazacağım. It Might Get Loud 2008 yapımı bir belgesel. Kendisi hayatınızda görebileceğiniz en &#8220;cool&#8221; açılışlardan birisine sahip. Daha başında &#8220;oo&#8221; diye giriyorsunuz filme. Film Jimmy Page, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://blog.ayberkyilmaz.net/wp-content/uploads/2010/10/poster_itmightgetloud2.jpg"><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-135" title="poster_itmightgetloud2" src="http://blog.ayberkyilmaz.net/wp-content/uploads/2010/10/poster_itmightgetloud2-150x150.jpg" alt="It Might Get Loud" width="150" height="150" /></a></p>
<p>Buraya izlediğim her şeyi yazamayacak kadar tembel bir insan olduğumu kabul ettim ve çok nadir yazmaya başladım. Yalnız, arada yazılmak zorunda olan izlenenler çıkıyor ki şimdi de onlardan birisini yazacağım.</p>
<p>It Might Get Loud 2008 yapımı bir belgesel. Kendisi hayatınızda görebileceğiniz en &#8220;cool&#8221; açılışlardan birisine sahip. Daha başında &#8220;oo&#8221; diye giriyorsunuz filme.</p>
<p>Film Jimmy Page, The Edge ve Jack White etrafında geçiyor. White Stripes ve U2 seven veya dinleyen biri değilim, bu yüzden de genelde sadece Jimmy Page&#8217;li kısımları özel bir ilgiyle izledim. Ama söylemeden geçemeyeceğim, jack white da sağlam bir herifmiş.</p>
<p>Jack White arkadaşımız 10 çocuklu bir ailede yetişmiş. Ufacık bir odası varmış ve odasındaki müzik aletlerinden yer kalmadığı için yatağını dışarı çıkarmış. Odasında yerde yatıyormuş. Müzik aşkı takdir edilesi. Ayrıca filmde çok güzel bir cümle söylüyor: &#8220;Never wanted to play guitar, ever. Everyone plays guitar, whats the point?&#8221;. Şu everyone gürühuna dahil olamayacak kadar tembel olmam beni çok derinden yaraladı.</p>
<p>Jimmy Page hakkında ise söylenecek çok bir şey yok. Diğer ikisinin babası yaşında olmasına rağmen ikisini de ezip geçiyor karizmasıyla. Mor pantolonla bile karizma herif, daha ne olsun! Hele bir &#8220;rumble&#8221; dinlerken air guitar çalışı var ki, hayran kalmamak mümkün değil. Youtube&#8217;da şöyle bir yoruma rastladım ve kesinlikle paylaşmalıyım: &#8220;Incredible! Jimmy﻿ Page playing air guitar is better than most people playing actual guitar!&#8221; Daha da doğru tarif edilemezdi. Ayrıca jimmy abimiz zamanında strat çalıyormuş, bilmiyordum valla.</p>
<p>Ayrıca filmin bir kısmında kendinizi sorguluyorsunuz resmen. Yaşadıkları zorlukları ve harcadıkları emekleri anlatıyorlar ve insan ister istemez sorguluyor kendisini. Jimmy Page abimiz 15 yaşında emekliliği düşünmüş, siz anlayın durumun ehemmiyetini. Zaten bu durumun <a href="http://news.softpedia.com/news/Being-A-Genius-is-Due-to-Hard-Work-not-High-IQ-52170.shtml" target="_blank">bilimsel açıklaması</a> bile var da, gene de &#8220;in your face&#8221; durumu yaşatıyor.</p>
<p>Daha da uzatmayayım. İzleyin izlettirin. Bu kadar gazdan sonra elime gitarı alıp çalışmam gerekiyordu belki ama malesef yarın vizem var. O yüzden bu gaz boşa gitmesin diye gelip buraya yazıyorum, belki tekrar okuduğumda alırım aynı gazı.</p>
<p>Yazıyı bitirirken de, akıllara kazınan şu şarkıyı paylaşıyorum:</p>
<p><a href="http://www.youtube.com/watch?v=1NAq4HyoNe4">www.youtube.com/watch?v=1NAq4HyoNe4</a></p>
<p>Tekrar görüşene dek, kendinize güzel davranınız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.ayberkyilmaz.net/2010/it-might-get-loud-134/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kick-Ass</title>
		<link>http://blog.ayberkyilmaz.net/2010/kick-ass-92</link>
		<comments>http://blog.ayberkyilmaz.net/2010/kick-ass-92#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 May 2010 20:33:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ayberk Yılmaz</dc:creator>
				<category><![CDATA[İzlenenler]]></category>
		<category><![CDATA[kick ass]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.ayberkyilmaz.net/?p=92</guid>
		<description><![CDATA[Pure awesomeness!!! Karakterleriyle, müzikleriyle, dialoglarıyla&#8230; Tamamiyle harika olmuş. 2 saat boyunca ağzım ve gözlerim açık, gülerek ve &#8220;what da&#8221; şeklinde izledim. Sinemalara gelince tekrar giderim. Söylemem gereken şey ise, filmi sorgulamadan izleyin. Sadece izleyin ve keyif almaya bakın. İşte o zaman film kusursuz oluyor. &#8220;Show is over mother fuckers!&#8221; ps: Hit-Girl adamı pedofili yapar.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://blog.ayberkyilmaz.net/wp-content/uploads/2010/05/kick-ass-movie-poster.jpg"><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-91" title="kick-ass-movie-poster" src="http://blog.ayberkyilmaz.net/wp-content/uploads/2010/05/kick-ass-movie-poster-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a></p>
<p>Pure awesomeness!!! Karakterleriyle, müzikleriyle, dialoglarıyla&#8230; Tamamiyle harika olmuş. 2 saat boyunca ağzım ve gözlerim açık, gülerek ve &#8220;what da&#8221; şeklinde izledim. Sinemalara gelince tekrar giderim.</p>
<p>Söylemem gereken şey ise, filmi sorgulamadan izleyin. Sadece izleyin ve keyif almaya bakın. İşte o zaman film kusursuz oluyor.</p>
<p>&#8220;Show is over mother fuckers!&#8221;</p>
<p>ps: Hit-Girl adamı pedofili yapar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.ayberkyilmaz.net/2010/kick-ass-92/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Supernatural s05e21</title>
		<link>http://blog.ayberkyilmaz.net/2010/supernatural-s05e21-87</link>
		<comments>http://blog.ayberkyilmaz.net/2010/supernatural-s05e21-87#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 08 May 2010 20:48:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ayberk Yılmaz</dc:creator>
				<category><![CDATA[İzlenenler]]></category>
		<category><![CDATA[death's intro]]></category>
		<category><![CDATA[oh death]]></category>
		<category><![CDATA[supernatural]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.ayberkyilmaz.net/?p=87</guid>
		<description><![CDATA[Acikcasi bastan soylemekte fayda var, bolum hakkinda pek konusmayacagim. Zaten -bence- supernatural icin bile ust duzey bir bolumdu. Bastan sona soluksuz izlenebilen, bir sahnede cok sasirtan ve sevindiren, bir sahnede de gulmekten olduren degisik bir bolum olmus. Ama asil bir sahne var ki, gercekten su ana kadar gordugum en ama en iyi giris sahnesi. Mahserin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Acikcasi bastan soylemekte fayda var, bolum hakkinda pek konusmayacagim. Zaten -bence- supernatural icin bile ust duzey bir bolumdu. Bastan sona soluksuz izlenebilen, bir sahnede cok sasirtan ve sevindiren, bir sahnede de gulmekten olduren degisik bir bolum olmus. Ama asil bir sahne var ki, gercekten su ana kadar gordugum en ama en iyi giris sahnesi. Mahserin dort atlisindan &#8220;Death&#8221; karakterinin oyle bir girisi var ki, arabasiyla, fonda calan muzigiyle, giyimiyle, hareketleriyle her seyiyle insanin icini urperten bir aura saciyor etrafa. Fascinating diyebiliyorum sadece.</p>
<p>Bahsi gecen sahne:</p>
<p><a href="http://www.youtube.com/watch?v=5EcsBgxXDqc">httpvh://www.youtube.com/watch?v=5EcsBgxXDqc</a></p>
<p>Bu arada, bahsi gecen sarki surdan indirilebilir:</p>
<p><a href="http://www.mediafire.com/?jyrwwywmxfm">http://www.mediafire.com/?jyrwwywmxfm</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.ayberkyilmaz.net/2010/supernatural-s05e21-87/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>The Blind Side</title>
		<link>http://blog.ayberkyilmaz.net/2010/the-blind-side-60</link>
		<comments>http://blog.ayberkyilmaz.net/2010/the-blind-side-60#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Mar 2010 23:11:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ayberk Yılmaz</dc:creator>
				<category><![CDATA[İzlenenler]]></category>
		<category><![CDATA[the blind side]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.ayberkyilmaz.net/?p=60</guid>
		<description><![CDATA[Bazı filmler vardır, çok nadir olarak gelirler, &#8220;bambaşkaymışsın&#8221; dedirtirler ve insanı çok derinden etkilerler. İşte The Blind Side da o filmlerden biri. Benim gibi duygu yoksunu bir insanı bile neredeyse &#8220;mutluluktan&#8221; ağlayacak bir konuma getirdi bu film. Çok orijinal bir hikaye, çok güzel oyunculuklar ve karşınızda sizi hiç sıkmayan muhteşem bir film. İşin ilginç yanı, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://blog.ayberkyilmaz.net/wp-content/uploads/2010/03/The-Blind-Side-movie-poster.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-59" title="The-Blind-Side-movie-poster" src="http://blog.ayberkyilmaz.net/wp-content/uploads/2010/03/The-Blind-Side-movie-poster-202x300.jpg" alt="" width="202" height="300" /></a></p>
<p>Bazı filmler vardır, çok nadir olarak gelirler, &#8220;bambaşkaymışsın&#8221; dedirtirler ve insanı çok derinden etkilerler. İşte The Blind Side da o filmlerden biri. Benim gibi duygu yoksunu bir insanı bile neredeyse &#8220;mutluluktan&#8221; ağlayacak bir konuma getirdi bu film. Çok orijinal bir hikaye, çok güzel oyunculuklar ve karşınızda sizi hiç sıkmayan muhteşem bir film.</p>
<p>İşin ilginç yanı, ben bu filmi izlerken gerçek bir hikaye olduğunu bilmiyordum. Filmin sonunda &#8220;öeaaah abartııı&#8221; falan derken, jeton düşünce açtım ekşi&#8217;yi ve gördüm ki 100% gerçek bir hikayeymiş. Gerçekten insanın duygulanmaması mümkün değil.</p>
<p>Hakkında çok çooook uzun bir şey yazmak isterdim ama yazımı okuyarak vakit kaybetmek yerine açın filmi izleyin. Kendisi arşivimde &#8220;Forrest Gump&#8221;, &#8220;Star Wars&#8221; gibi yapımların yanında aldı yerini. Tereddütsüz 10/10 veriyorum. Ayrıca tekrar izlemek üzere sıraya alıyorum&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.ayberkyilmaz.net/2010/the-blind-side-60/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>FAQ About Time Travel</title>
		<link>http://blog.ayberkyilmaz.net/2010/faq-about-time-travel-56</link>
		<comments>http://blog.ayberkyilmaz.net/2010/faq-about-time-travel-56#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 20 Mar 2010 14:02:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ayberk Yılmaz</dc:creator>
				<category><![CDATA[İzlenenler]]></category>
		<category><![CDATA[faq about time travel]]></category>
		<category><![CDATA[time travel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.ayberkyilmaz.net/?p=56</guid>
		<description><![CDATA[Arınç önerdi de izledim şu boş cumartesi günümde. Çerez niyetine izlenebilecek, düşük bütçeli ve hoş bir film. Tam olarak eğlenebilmek için biraz &#8220;geek&#8221; kültürüne ihtiyaç var. Benimki tam olarak yetmedi açıkcası ama dediğim gibi gene de eğlenceliydi. 7.3 veriyorum kendisine.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" title="FAQ About Time Travel" src="http://www.chronoteque.com/wp-content/gallery/faq-cover/faq-about-time-travel-cover.jpg" alt="" width="461" height="345" /></p>
<p>Arınç önerdi de izledim şu boş cumartesi günümde. Çerez niyetine izlenebilecek, düşük bütçeli ve hoş bir film. Tam olarak eğlenebilmek için biraz &#8220;geek&#8221; kültürüne ihtiyaç var. Benimki tam olarak yetmedi açıkcası ama dediğim gibi gene de eğlenceliydi. 7.3 veriyorum kendisine.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.ayberkyilmaz.net/2010/faq-about-time-travel-56/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>500 Days of Summer</title>
		<link>http://blog.ayberkyilmaz.net/2010/500-days-of-summer-34</link>
		<comments>http://blog.ayberkyilmaz.net/2010/500-days-of-summer-34#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Mar 2010 20:44:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ayberk Yılmaz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hobiler]]></category>
		<category><![CDATA[İzlenenler]]></category>
		<category><![CDATA[aşkın 500 günü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.ayberkyilmaz.net/?p=34</guid>
		<description><![CDATA[Geç de olsa izledim. Yazacağım yazı spoiler içerebilir. Aman diyim. İzlemeyenler sadece ilk paragrafı okusun, sonrası için garanti vermiyorum. Hikayemiz basit bir şekilde bir erkeğin bir kızı sevmesi, kızın erkeğimizi sevmemesi ama gene de yanında tutmak istemesi. Gördüğünüz gibi gayet olağan, günlük bir olayı filme konu etmişler. Konuyu işlemeyi de başarmışlar bence. Arada biraz sıkıldım [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://blog.ayberkyilmaz.net/wp-content/uploads/2010/03/500_days_of_summer.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-35" title="500_days_of_summer" src="http://blog.ayberkyilmaz.net/wp-content/uploads/2010/03/500_days_of_summer-194x300.jpg" alt="" width="194" height="300" /></a></p>
<p>Geç de olsa izledim. Yazacağım yazı spoiler içerebilir. Aman diyim. İzlemeyenler sadece ilk paragrafı okusun, sonrası için garanti vermiyorum.</p>
<p>Hikayemiz basit bir şekilde bir erkeğin bir kızı sevmesi, kızın erkeğimizi sevmemesi ama gene de yanında tutmak istemesi. Gördüğünüz gibi gayet olağan, günlük bir olayı filme konu etmişler. Konuyu işlemeyi de başarmışlar bence. Arada biraz sıkıldım diyebilirim belki ama güldüğüm eğlendiğim yerlerde oldu. Başarılı bir filmdi bence izlenebilir. 7.1/10 veriyorum. Soundtrack&#8217;i ise oldukça iyi.</p>
<p>Buradan sonrası muhtemelen bol spoilerlı-spoilerlı nedir-. Aklımda kalan yerleri ve buralar hakkında kendimce yorumları yazıyorum buradan itibaren.</p>
<p>İlk olarak şunu söylemek istiyorum. Filmin başında çok sıradan da olsa aşık olmanın kademelerini çok güzel sergilemişler. Onu insanüstü bir varlık olarak görüyor, söylediklerinden ve hareketlerinden saçmasapan anlamlar çıkartıyor ve en önemlisi ise &#8220;hiç şansım yok, bana bakmayacak bile&#8221; gibisinden ümitsizliğe kapılıyor. Bu kadar net ve basit anlattıkları için teşekkür ediyorum.</p>
<p>İkinci olarak aklımda kalan şey, bu tom&#8217;un arkadaşlarının aşkı falan tanımladıkları kısım. Ordaki grunge tipli arkadaşı hayalindeki kadını anlatıyor. Daha sonra ise &#8220;Robin hayalimdeki kadından bile daha iyi&#8221; diyor. Bunu söyleyebiliyor gerçekten. Ayrıca şunu da ekliyor: &#8220;En azından o gerçek&#8221;. Vaooov.</p>
<p>Şimdi ise kızın hal ve hareketlerine gelmek istiyorum. Allah belanı versin. Şimdi belki birileri &#8220;ama kız en başından beri erkek arkadaş istemediğini söylüyorrrr&#8221; diyebilir. Beni ilgilendirmez efendim. Karşısındakinin kendine neler hissettiğinin farkında değil mi? Madem çok biliyordu, hiç öyle takılmasaydı da, geri adım atsaydı. Kendi mutluluğu ve tatmini için o çocuğa böyle davranmak da neyin nesi? Ayıp ulan. Çocuk &#8220;bence biz çiftiz&#8221; dediğinde, çocuğun o hallerine rağmen çocuktan uzaklaşacak cesareti bulamıyor kendisinde. İnsan bu kadar bencil olmamalı.</p>
<p>Konuyu değiştirmiyorum ama yeni paragraf açıyorum okunabilirlik açısından-bunu sürekli yapıcam-. Direk olarak düğün sahnesine gelmek istiyorum. İnsan insana yapmaz bunu arkadaş. Karşındakinin sana olan hislerini bile bile bunu yapman duygu istismarından başka bir şey değildir. &#8220;Expectations-Reality&#8221; karşılaştırması bu açıdan çok hoş olmuş. Gerçekten o düğünden sonra başka bir şey beklemek saçma olurdu. Saçma olurdu çünkü kız çocuğun neler hissettiğini biliyor. Ah sinirlendim.</p>
<p>Filmin başlarında gösterilen ayrılma sahnesini hatırlayınız. &#8220;Tom dont go, you are still my best friend!&#8221;. Direk argo olaraktan &#8220;sana bir, best friend&#8217;ine iki&#8221; demek istiyorum. &#8220;Senin beni sevdiğini biliyorum, fakat sana arkadaş olarak ihtiyacım var o yüzden hissettiğin şeylere ihtiyacım var, yanımda kal lütfen.&#8221; Oldu canım. Ha bir de, evlenmişsin, çoluğa çocuğa karışcaksın gene de gelip o adamın elini tutuyorsun ya, sana diyecek lafım yok.</p>
<p>Son olarak da diyorum ki &#8220;karaoke&#8221;ye gittiğinizde unutmayın ki yapılan hareketler, söylenen şarkılar, atılan bakışlar, jestler falan her bir şey yalan. Anlık gazlar ve ortamın sıcaklığıyla yapılmış şeyler. İnanmayın bunlara.</p>
<p>Hoşçakalın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.ayberkyilmaz.net/2010/500-days-of-summer-34/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

