<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>You are not welcome in my world! &#187; bolme</title>
	<atom:link href="http://blog.ayberkyilmaz.net/tag/bolme/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://blog.ayberkyilmaz.net</link>
	<description>things that matter</description>
	<lastBuildDate>Fri, 18 Feb 2011 23:34:42 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3</generator>
		<item>
		<title>Matematik Denen Bir Şey Varmış, O da Ne?</title>
		<link>http://blog.ayberkyilmaz.net/2010/matematik-denen-bir-sey-varmis-o-da-ne-39</link>
		<comments>http://blog.ayberkyilmaz.net/2010/matematik-denen-bir-sey-varmis-o-da-ne-39#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Mar 2010 17:19:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ayberk Yılmaz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ordan burdan]]></category>
		<category><![CDATA[bolme]]></category>
		<category><![CDATA[dort islem]]></category>
		<category><![CDATA[kafasi guzel kasiyer]]></category>
		<category><![CDATA[matematik]]></category>
		<category><![CDATA[yetersiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.ayberkyilmaz.net/?p=39</guid>
		<description><![CDATA[Çok sevdiğim bir &#8220;nerd atasözü&#8221; vardır: &#8220;There are only 10 kinds of people in the world: those who understand binary; those who don&#8217;t.&#8221; Ben de bugün yaşadığım olayla ilgili olarak insanları iki tipe ayırmak istiyorum: &#8220;Matematikten haberdar olanlar ve olmayanlar.&#8221; Yaşadığımız olay Kozyatağı Carrefour&#8217;da gerçekleşti. Birkaç ufak iş ve hafif çaplı bir alışveriş için Carrefour&#8217;a [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çok sevdiğim bir &#8220;nerd atasözü&#8221; vardır: &#8220;There <em></em> are only 10 kinds of people in the world<em></em>: those who  understand <em>binary</em>; those who don&#8217;t.&#8221; Ben de bugün yaşadığım olayla ilgili olarak insanları iki tipe ayırmak istiyorum: &#8220;Matematikten haberdar olanlar ve olmayanlar.&#8221;</p>
<p>Yaşadığımız olay Kozyatağı Carrefour&#8217;da gerçekleşti. Birkaç ufak iş ve hafif çaplı bir alışveriş için Carrefour&#8217;a gittik. Hasta olmamın ve üstüne bir de uzun süre ayakta kalmanın verdiği sonsuz huysuzlukla hadi yemeğe diye BK&#8217;ye gittik. Gittiğimizde yan kasada bekleyen iki tane aptal kız vardı. Tam kasiyer bizle ilgilenirken bir şeyler söylediler sonra kasiyer de söylediklerini onayladı, gülüştüler falan. Ne olup bittiğini anlamayan ben &#8220;e onlar bizden ondan önceydi, onların siparişini alabilirsiniz.&#8221; diye tüm iyi niyetimi sununca, o aptal kızların aptal bakışlarına mağruz kaldım. O huysuzluğuma rağmen efendi olmaya çalışmamın bedeli bu olmamalıydı. Herneyse, bu olaydan sonra &#8220;neyse&#8221; diye iç geçirdikten sonra siparişimi verdim. Asıl olay burda başlıyor ve ben yeni bir paragraf açıyorum.</p>
<p>Siparişi verdikten sonra arkadaşım &#8220;bana da aynısından&#8221; diyince fiyat iki ile çarpıldı normal olarak. Kasanın ekranında yazan fiyatı hala hatırlıyorum: &#8220;26.70 TL&#8221;. Öğrenci insanlar olduğumuzdan alman usülü yapıcaz tabii ki. Arkadaşa dönüp &#8220;ben yarısını karttan vereyim, gerisini sen nasıl istiyorsan öde&#8221; dedim. Her şey çok normal şu ana kadar. Sonra kasiyerin boş bakışlarını görünce bir de ona açıklama ihtiyacı duydum ve çok açık ve net şekilde şu cümleyi kurdum: &#8220;-kartı uzatarak- buradan yarısını çekiyorsunuz, gerisini arkadaş verecek&#8221;. Kasiyer elimden kartı aldı ve hiç beklenmedik bir soru sordu tam o anda: &#8220;Ne kadar yarısını?&#8221;. Benim bildiğim &#8220;yarım&#8221;ın(İngilizce: half, Fransızca: moitié, Almanca: hälfte*) tek bir anlamı ve her değişken için tek bir değeri vardır. Gelin görün ki bu kasiyer kızımız, bizim &#8220;nasıl ne kadar yarısı?&#8221; sorumuza utanmadan bir de &#8220;6 yarısı mı, 20 yarısı mı, ne kadar yarısı yani?&#8221; diye açıklamada bulundu. Bu açıklamadan sonra kızımızın anlamayacağından çok net şekilde emin olan biz ise &#8220;26.70&#8242;in yarısı, yani 13.35 çekeceksiniz&#8221; diyerek her şeyi çok daha net hale getirdik onun için. Bu yaptığımız açıklama ile yeni bir çığır açtığımıza inanıyorduk ve bu açıklama o kız için her şeyi çok daha açık hale getirmeliydi fakat olmadı.</p>
<p>Yaşadığımız komik olay, açıklamalarımıza rağmen &#8220;normal bir hal&#8221; almadı ve o kızımız &#8220;her şeye&#8221; rağmen benim kartımdan tamı tamına 26.70 TL çekmeyi başardı; fakat o olayın çok ilginç bir yanı yok, bu yüzden anlatmayacağım onu. Dönüp baktığımda ise, düşününce şöyle klişe bir şey söylemek uygun geliyor: &#8220;ne içtiysen aynısından istiyorum&#8221;. Çünkü bize bunları yaşatırken kafasının &#8220;yerinde&#8221; olması ihtimali benim bile içimi parçalıyor, kızın arkadaşlarını falan düşünemiyorum. Bana yazacak bir şeyler verdiği için de teşekkürlerimi ileteyim de telif hakkı falan patlamasın sonra, nolur nolmaz.</p>
<p>Görüşmek üzere.</p>
<p>*Bu çevirileri sozluk.net mi ne öyle bir yerden yapıştırdım. Tam doğru mudur değil midir bilmiyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.ayberkyilmaz.net/2010/matematik-denen-bir-sey-varmis-o-da-ne-39/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

